HAYAT
YOLUNDA
Seyrine dalmışken
sevda gülünün
Sönmeden alevin,
dağıldı külün
İsmi bile soğuk
gelir ölümün
Ürpertir insanı
hayat yolunda
Sonu meçhul olan
yolun başında
Ağlamaya başlar
dünya hanında
Birkaç damla
gözyaşı vardır yanında
Yazılır defterin
hayat yolunda
Dönülmez yollara
götürür canı
Kırılır ömrünün
sarsılmaz dalı
Silermiş her şeyi
ölümün adı
Yaralar insanı
hayat yolunda
Bir zamanlar adı
bile olmazken
Sonsuza yönelik
ümitler varken
Bir yanda ölümün
seni süzerken
Savurur insanı
hayat yolunda
Son demi hayatın,
bitti imtihan
Sona erdi bitmez
sanılan zaman
Musalla taşında
yatan şu insan
Sonsuza yürüyüşün
ilk adımında
Ali
Ayyıldız
Abbas
Haydi abbas, vakit
tamam;
Akşam diyordun işte
oldu akşam.
Kur bakalım
çilingir soframızı;
Dinsin artık bu
kalp ağrısı.
Şu ağacın
gölgesinde olsun;
Tam kenarında
havuzun.
Aya haber Sal
çıksın bu gece;
Görünsün söyle
gönlümce.
Bas kırbacı sihirli
seccadeye,
Göster hükmettiğini
mesafeye
Ve
zamana.
Katıp tozu
dumanı,
Var
git,
Böyle ferman etti
Cahit,
Al getir ilk
sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum
gençliğimi yeni baştan.
Cahit Sıtkı
Tarancı